Herkesi kandıran genç kadın! Anna’nın gerçek yalanları…

Herkesi kandıran genç kadın! Anna'nın gerçek yalanları...
Herkesi kandıran genç kadın! Anna'nın gerçek yalanları...
Herkesi kandıran genç kadın! Anna'nın gerçek yalanları...

“Bu hikâyenin tamamı, tamamen doğrudur. Tamamen uydurulmuş tüm kısımları hariç.”

Geçtiğimiz cuma günü bir dijital platformda yayına giren “Inventing Anna” dizisinin her bölümü bu cümleyle başlıyor.

“Grey’s Anatomy”, “Scandal”, “Bridgerton” gibi efsane dizilerin yapımcısı Shonda Rhimes’ın son işi olan “Inventing Anna”nın izleyicilerini bu esprili uyarıyla selamlaması iki kritik amaca hizmet ediyor: Birincisi seyirciye birazdan ekrana gelecek olanların bir belgesel değil bir kurgu işi olduğunu hatırlatmak. İkincisi ve daha da önemlisi de söz konusu Anna Delvey olduğunda neyin gerçek neyin uydurma olduğunu ayırt etmenin imkânsızlığına vurgu yapmak.

Ancak yine de diziyi izleyen herkesin aklında bir soru canlanıyor: Anlatılanların ne kadarı gerçek? Nedir bu işin aslı? Anna Delvey bütün bunları nasıl yaptı? Dilerseniz hikâyenin en başına gidip bu akıl almaz dolandırıcılığın arka planına biraz daha yakından bakalım…

6211d9d2bf21440974dd4d86.png

Dizide Julia Garner, New York Magazine’de kullanılan bu fotoğrafı birebir canlandırmış  

2018’DE YAYIMLANAN BİR HABER BÜYÜK GÜRÜLTÜ KOPARDI

2018 yılında New York Magazine’de, haftalarca konuşulan bir Haber yayımlandı. Gazeteci Jessica Pressler, Almanya’nın en zengin ailelerinden birinin varisi olduğunu iddia ederek 2013-2017 yılları arasında bankaları, finans kuruluşlarını ve arkadaşlarını yüz binlerce dolar dolandıran genç bir kadının hikayesini gün ışığına çıkardı.

Habere konu olan genç kadın adının Anna Delvey olduğunu söylüyor ve Anna Delvey Vakfı isminde, sadece çok seçkin kişilerin üyeliğinin kabul edileceği bir kulüp kurmakta olduğunu belirtiyordu.

Gerçekte ise adı Anna Sorokin’di (ya da Rusça orijinaline sadık kalmamız gerekirse Anna Sorokina). Rusya’da doğmuş Almanya’da büyümüş olan Sorokin, bir şekilde New York’un en güçlü ve zengin insanlarını inandırmayı ve toplamda 275.000 doları tabiri caizse “götürmeyi” başarmıştı. (Haberde genç kadının yaşadığı aşırı lüks hayatındaki alışkanlıklarından ojedeki renk tercihinin “Wes Anderson pembesi” olmasına kadar çok spesifik detaylar da yer alıyordu.)

MÜTEVAZI BİR GÖÇMEN AİLESİNİN KIZIYDI

Çevresindekilere anlattıklarının aksine, Sorokin’in ailesi oldukça mütevazı bir hayat yaşıyordu. Babası kamyon şoförüydü. Annesi ise geçmişte bir süpermarkette çalışmış bir ev kadınıydı. Ocak 1991’de Moskova yakınlarındaki Domodedovo şehrinde doğdu. Ailesiyle birlikte 2007’de Almanya’ya yerleşti.

2011’de eğitimine, resim ve tasarım bölümleriyle tanınan Central Saint Martins’de devam etmek için Almanya’dan Londra’ya taşındı. Ancak okulu yarıda bırakıp Almanya’ya döndü. Ardından Paris’e taşındı ve moda dergisi Purple’da staja başladı. Annesinin bekarlık soyadı olduğunu iddia ettiği Delvey’i kullanmaya da Paris’teyken başladı.

(Sorokin’in anne ve babası New York Magazine’e yaptıkları açıklamada, kızlarının söylediğinin aksine ortadan bir emanet fonu olmadığını ve ailelerinde “Delvey” soyadlı kimse olmadığını söylemişti.)

6211da19bf21440974dd4d88.png

NEW YORK GÜNLERİ

Anna Sorokin, New York’a 2013’te taşındı. Almanya’nın varlıklı ailelerinden birinin kızı olduğunu söylüyor, New York sosyetesinde hızla çevre yapıyordu.

Tanıştığı varlıklı kişilere kuracağını söylediği Anna Delvey Vakfı’ndan bahsediyor, yatırımcı olmak isteyip istemediklerini soruyordu. Sanat odaklı bu vakıf için Manhattan’ın tarihi binalarından biri olan Church Missions House’u kiralayacaklar, burayı bir sanat stüdyosu ve etkinlik alanı olarak kullanacaklardı.

Tanıştığı zengin sosyetiklerle arkadaş da oluyor, kaldığı otellerin, bindiği uçakların, yediği yemeklerin paralarını onlara ödetiyordu. Harcamaları geri ödeme sözü veriyor ama sonradan “unutuveriyordu”.

YATIRIMCI TOPLAYAMAYINCA BAŞKA BİR YOLA BAŞVURDU

Hayal ettiği kadar yatırımcı desteği toplayamayınca farklı bir yola başvurdu. İsviçre bankalarında 60 milyon euro civarında parası olduğunu gösteren çeşitli sahte banka kayıtları oluşturdu. Bu belgeleri kullanarak çok sayıda kredi başvurusu yaptı. Ancak belgelerdeki bazı tutarsızlıklar nedeniyle şüpheler artınca dikkati çekmemek için başvurularını geri aldı. Diğer yandan kredi kartı kaydı yapmadan otelden otele geziyor ve on binlerce dolarlık borç biriktiriyordu.

Karşılıksız çekleri bozdurarak topladığı paralarla Soho’da bulunan 11 Howard Hotel’deki 30.000 dolarlık borcunu nihayet ödedikten sonra otelden atıldı. Buradan sonra Beekman Hotel’e taşındı.

Ancak Beekman’a olan 11.518 dolarlık borcunu ödemediği için buradan da atıldı. Ardından W New York Union Square’e taşındı ama iki gün içinde oradan da kovuldu. Her iki otel de Anna Delvey hakkında polise şikâyette bulundu. Nihayet 2017’de Manhattan Savcılığı çeşitli banka dolandırıcılıklarıyla ilgili olarak hakkında bir soruşturma başlattı ve sonrası çorap söküğü gibi geldi.

6211da59bf21440974dd4d8a.png

ROBIN HOOD MU MİLENYUM HASTALIĞI MI?

Sorokin’in dolandırıcılıklarıyla ilgili çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktıkça “sahte Alman mirasyedi” imajının yerini bir internet fenomeni almaya başladı. Bu genç kadını sevenler çok seviyor, sevmeyenler ise hiç sevmiyordu. Ancak her şekilde Sorokin’in popülerliği artıyordu.

Bazılarına göre, kazandığını kimseyle paylaşmayan zenginlere boyunun ölçüsünü veren bir halk kahramanı, bir nevi Robin Hood’du. Bazılarına göre ise milenyum neslinin hayattan memnuniyetsizliğinin en canlı örneklerinden biriydi.

Sorokin, Aralık 2018’de mahkemeye çıkarıldı, 20 Mart 2019’da dava sonuçlandı. Aynı yıl sekiz ayrı suçtan hüküm giydi. Bunların üçü büyük hırsızlık, biri de büyük hırsızlık teşebbüsüydü. Ancak Sorokin yakın zamana kadar Anna Delvey Vakfı’nı kurma planlarının tamamen meşru olduğunu söylüyordu. Delvey, 2019’da New York Times’a verdiği röportajda, “Eğer yaptığım herhangi bir şey için üzgün olduğumu söylersem, size, kendime ve diğer herkese yalan söylemiş olurum” diyor ve ekliyordu: “Ama bazı şeyleri yapış şeklimden dolayı pişmanım.”

Anna Sorokin’in hayranları arasında en öne çıkanlardan biri Julia Lipscomb isimli genç bir kadın. Lipscomb kurucusu olduğu AnnaDelveyFoundation.org isimli blog’u Sorokin’e adamış. Önce kendini eğlendirmek için başlayan bu macera, zamanla Sorokin ve davası hakkındaki en geniş arşivlerden biri haline gelmiş durumda. New York’ta yaşayan Nikki ve Zoe isimli iki arkadaş da Sorokin hakkında yazdıkları parodi şarkılarla tanınıyor. Şarkılardan en ünlüsü “Rooftops, Photo Ops”. İkili kendilerini hayran kategorisine koymasa da Sorokin’den ilham aldıklarını yadsımıyor. Ancak Sorokin’in muhtemelen en ünlü hayranı “Uncut Gems” filmiyle tanınan oyuncu ve Kanye West’in Kim Kardashian’dan ayrıldıktan sonraki sevgilisi olan Julia Fox. Mart 2021’de Sorokin’in katıldığı bir Clubhouse sohbetine de ev sahipliği yapan Fox, sık sık “kız kardeşim” dediği Sorokin’e Instagram’da destek paylaşımları yapıyor. Fox’un da ünlü olmadan önce 20’li yaşlarında kredi kartı yolsuzluğundan ceza almış olması ilginç bir detay.

“SOSYOLOJİK BİR DENEY OLARAK GÖRÜYORUM”

4 ila 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezasını çekmek üzere önce Rikers Adası’na oradan da çeşitli cezaevlerine gönderildi. Ayrıca 24.000 dolar para cezasına çarptırıldı ve 199.000 dolar tazminat ödemeye mahkûm edildi.

Hapishane günleriyle ilgili Pressler’a yaptığı açıklamada, “Burası o kadar da kötü bir yer değil” diyordu. “İnsanlar berbat bir yer olduğunu düşünüyor gibi ama ben burayı bir sosyolojik deney olarak görüyorum. Mali suçlardan yatan başka kızlar da var. Bir tanesi başkalarının kimliklerini çalıyormuş. Ne kadar kolay bir şey olduğunu hiç bilmiyordum.”

Şu an 31 yaşında olan Anna Sorokin, 11 Şubat 2021’de hapisten çıktı. Ancak bir ay sonra vizesinin süresinin dolmuş olması gerekçesiyle ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza kurumu yani ICE tarafından gözaltına alındı. Halihazırda da ICE gözetiminde ve sınır dışı edilip edilmeyeceğine dair kararı bekliyor.

Sorokin, 320.000 dolar karşılığında hayat hikayesinin diziye uyarlanmasını kabul etti. New York Times’a yaptığı açıklamada bu paranın 198.000 dolardan fazlasının tazminat ödemelerine gittiğini söyleyen Sorokin, “Tazminatı tamamen ve derhal ödedim. Gerisi de mahkeme masraflarına gitti” diye konuştu. Aynı röportajda 2019’da sarf ettiği “Eğer yaptığım herhangi bir şey için üzgün olduğumu söylersem, size, kendime ve diğer herkese yalan söylemiş olurum” sözlerine de açıklık getiren Sorokin, “Bu sözlerin bağlamından koparıldığını düşünüyorum. Röportaj mahkemeden hemen sonra yapılmıştı, hislerim hâlâ tazeydi. Meydan okuma ihtiyacı hissediyordum” dedi. “Bugün aynı soru sorulsa ne cevap verirsin?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Davamın algılanış biçimi nedeniyle üzgünüm. İnsanların yücelttiğimi düşündüğü bu davranışlara başvurduğum için üzgünüm. Yaptığım seçimler için üzgünüm. Daha fazla insan benim gibi davransa dünyanın daha iyi bir şey olmayacağını kesinlikle düşünüyorum.”

GERÇEK ANNA DİZİYİ İZLEMEYECEĞİNİ AÇIKLADI

Sorokin’in hapisten çıkışını birinci yıldönümünde yayına giren “Inventing Anna” dizisi ilhamını Pressler’ın New York Magazine makalesinden alıyor. Pressler aynı zamanda 9 bölümlük dizinin yürütücü yapımcıları arasında yer alıyor.

Dizide Sorokin’i özellikle “Ozark” dizisindeki rolüyle dikkatleri üzerine çeken Julia Garner canlandırıyor. Anna Chlumsky’nin canlandırdığı ve Pressler’ı andıran Vivian Kent isimli bir gazeteci, 9 bölüm boyunca, Anna Delvey’nin karmaşık hikayesini çözmeye çalışıyor. Dizi Sorokin’in hikayesini onu tanıyanların ya da tanıdığını sananların gözlerinden anlatıyor. Parmaklıklar arkasından kaleme aldığı ve geçtiğimiz günlerde Insider’da yayımlanan yazıda, Sorokin, diziyi izlemeyi planlamadığını belirtti.

Dizideki Anna, iş konusunda kafası çalışan vizyoner bir dahi. Ancak yalan söyleyip insanları manipüle eden bir dolandırıcı olduğu da yadsınmıyor.

NE KADARI GERÇEK, NE KADARI UYDURMA?

Anna’nın bu iki uçtaki karakteri, dizide ve gerçek hayatta yolu “Soho dolandırıcısı” ile kesişmiş kişilerin en fazla şaşırdığı nokta. Örneğin Vivian dizide, “Hakkında duyduğunuz her üç çılgınca şeyden genellikle bir tanesi doğru çıkıyor” ifadeleriyle bu durumu özetliyor. Anna kendi büyüklük sanrıları içinde yaşamayı tercih eden ve sözüne güven olmayan bir anlatıcı olduğundan hikayedeki “gerçeklere” de şüpheyle yaklaşmak gerekiyor.

Peki bu hikâyede doğruluğundan emin olabileceğimiz hiçbir şey yok mu? Elbette var. İşte kimin anlattığına göre değişen bir hikâyeden doğruluğu neredeyse kesin olan ayrıntılar…

PRESSLER’IN ANNA DELVEY HABERİNİ YAPMA SEBEBİ KENDİ İTİBARINI KURTARMAK MIYDI?

En başlarda seyirciler Vivian’ın eski bir haberi nedeniyle basında istenmeyen kişi ilan edildiğini öğreniyor. Vivian’ın bir süre önce Manhattan Magazine için 16 yaşındaki bir lise öğrencisi olan Donovan Lamb hakkında yaptığı “daha ehliyetini almadan borsada 80 milyon dolar kazandı” minvalindeki haberin gerçek olmadığı anlaşılmış. Vivian çocuğun kendisine yalan söylediğini öne sürüyor, genç ise Vivian’ın çarpıcı bir haber peşinde olduğunu ve gerçekleri umursamadığını belirtiyor. Bloomberg News, Vivian’a yaptığı iş teklifini geri çekiyor ve genç kadın çalıştığı derginin ofisinde kimsenin uğramadığı bir noktadaki masaya sürgüne gönderiliyor. Vivian da herkese kötü bir gazeteci olmadığını göstermek için Anna’nın hikayesine sarılıyor.

Gerçek hayatta amaç bu muydu bilinmez ama, Anna Delvey haberinin Pressler’ın adını temize çıkardığı bir gerçek. Pressler, Kasım 2014’te Stuyvesant Lisesi son sınıf öğrencisi Mohammed Islam hakkında borsada 72 milyon dolar kazandığına dair bir haber yaptı ve bu haber New York Magazine’de yayımlandı. Bir ay sonra New York Observer, haberin yalan olduğunu ortaya çıkardı. Gazeteye konuşan bir sözcü, “Bay Mohammed Islam bir muhabire yalan söylemiştir ve bundan ötürü özür dilemektedir” derken gencin anne-babasının da oğullarına kızgın olduğunu belirtti.

Bu yalan yüzünden Pressler, Bloomberg ajansının haber araştırma biriminde bulduğu işi daha başlamadan kaybetti. Buna rağmen haberinin arkasında duran Pressler, 2014’te CNNMoney’e, “Ben hâlâ yeterince şüpheci davrandığımı düşünüyorum” dedi ve ekledi: “Haberin detayında, ‘Bu bir dedikodu ve kendi sonuçlarınıza varın’ diyoruz. Asıl sorun haberin başlığı. ‘Lise son sınıf öğrencisi öğle yemeğinde borsadan 72 milyon dolar kazandı’ pek düşünmeden atılmış bir başlık diye düşünüyorum. Haberin kendisi konusunda rahatım.”

Bugün halen Pressler’ın işvereni olan New York Magazine, o günlerde haberdeki tutarsızlıklarla ilgili bir özür yayımladı: “Kandırıldık. Veri doğrulama sürecimiz belli ki yetersizdi; tüm sorumluluğu alıyoruz, daha dikkatli olmalıydık.”

ANNA DELVEY, AİLESİNİN İŞLERİNİ YÖNETEN PETER E. HENNECKE’YMİŞ GİBİ DAVRANDI MI?

Anna, Anna Delvey Vakfı’nı kurmak için gereken krediyi almaya yaklaştığı noktada, izleyiciler yeni bir karakterle tanışıyor: Delvey ailesinin işlerini yöneten Peter Hennecke ile. Ancak Hennecke’yi hiç görmüyoruz çünkü o Almanya’da. Bulunduğu yerden ABD’deki bankaları ve finans kuruluşlarını arayıp sakin ve soğukkanlı bir tavırla, “Size yaptığım havale birkaç gün içinde elinize geçecek” diye garantiler veriyor. Daha sonra anlaşılıyor ki Hennecke, Anna’nın yarattığı bir karakterden başka bir şey değil. Telefonun ucundaki kişi de Anna’dan başkası değil. Ucuz bir ses değiştirme uygulamasıyla kendini gizleyen Anna, bir sanal SIM kart klonlayıcı sayesinde de aramaları Almanya’dan geliyor gibi gösteriyor.

Hennecke’nin gerçek hikayesi dizidekinden daha bile tuhaf. New York Magazine’in 2018 tarihli haberine göre, Hennecke’nin cep telefonu numarası “bir süpermarketten alınmış ve kullanıma kapatılmış bir kullan at telefona ait”. Hennecke’nin kullandığı AOL e-posta adresinden gelen postaları yazan kişinin de Anna olduğu tahmin ediliyor. Diğer yandan 2018 yılında birilerinin AOL adresi kullanması, dahası bu kişinin dünyanın en büyük özel bankası olan UBS’in bir çalışanı olması da şüphe uyandırmış olması gereken detaylar arasında.

Bir noktada Hennecke’ye gönderilen e-postalar kullanıcılara geri dönmeye başladığında, Sorokin Hennecke’nin öldüğünü iddia etti. New York Magazine’e göre, iş ortaklarına gönderdiği yazışmada “Peter geçen ay vefat etti” dedi ve ekledi: “Lütfen bundan sonraki iletişimde kendisinden bahsetmekten ya da onunla iletişim kurmaya çalışmaktan kaçının.”

Dahası bu “üzücü ölümün” ardından Sorokin, ailenin yeni danışmanı “Bettina Wagner”i de sürece dahil etti. Bettina’nın da Sorokin’in hayal gücünün bir başka eseri olduğuna inanılıyordu. Rolling Stone dergisine göre, mahkemedeki kapanış konuşması sırasında Savcı Catherine McCaw, Sorokin’in Bettina için sahte e-posta adresleri açmadan önce “izi sürülemeyecek sahte e-postalar nasıl gönderilir”, “gönderene geri dönmeyecek var olmayan e-posta hesabı” gibi Google aramaları yaptığını söylemişti.

6211db91bf21440974dd4d92.png

Julia Garner çekimler sırasında… 

ANNA DELVEY BİR JET ÇALDI MI?

Diziyi izleyenlere göre çalmak Anna’nın yaptığı şeyi için biraz büyük bir kelime. Zira Anna milyarder iş insanı Warren Buffet’ın Omaha’daki Berkshire Hathaway Konferansı’na gidebilmek için bir özel jet talep ediyor. Jet şirketinin patronuyla arkadaş olduğunu söylüyor ve bir kuruş ödemeden özel jetiyle gideceği yere gidiyor.

Sorokin de gerçek hayatta zengin ve ünlü kişilerin özel uçak kiralamak için kullandığı Blade isimli uygulamanın çalışanlarını benzer bir şekilde kandırdı. Ancak Pressler’ın New York Magazine’deki makalesine göre, yaptığı şey Deutsche Bank’tan yapılmış bir para transferine dair sahte bir dekont göndermekti.

Blade çalışanlarına CEO Rob Wiesenthal’ı tanıdığını söyledi. İkili New York’un popüler mekanlarından Soho House’da tanışmıştı. Rolling Stone’a göre, Blade CFO’su Kathleen McCormack mahkeme sırasında verdiği ifadede, “Doğrusunu söylemek gerekirse geçmişte ödeme almadan hizmet verdiğimiz insanlar oldu ve sonra ödeme yaptılar” dedi ve ekledi: “Wiesenthal, sosyal ortamlarda kısa süreliğine Sorokin’le tanışmış olduğundan, ödeme yapacak ekonomik gücü olduğunu düşünüyorduk, o yüzden de uçuşu ayarladık.”

McCormack’in ifadesinin üzerine, Sorokin’in savunma avukatı Todd Spodek, Rolling Stone’a yaptığı açıklamada, müvekkilinin uçağı çaldığını düşünmediğini belirtti. Sorokin’in bedava yolculuğu, karşılık beklemeden yapılmış bir iyilik de değildi. Spodek, “Onun zengin bir ailenin varisi olduğuna inanıyorlardı. Instagram paylaşımlarıyla Blade’in reklamını yapacak bir influencer olduğunu düşünüyorlardı. O yüzden de uçağı ona tahsis ettiler” diye konuştu.

6211db63bf21440974dd4d90.png

Avukat Todd Spodek 

ESKİ ARKADAŞI RACHEL WILLIAMS SAYESİNDE Mİ YAKALANDI?

“Inventing Anna”da Anna’nın eski arkadaşı Rachel (Katie Lowes) pek sevimli bir insan olarak gösterilmiyor. Anna ve Rachel, Fas’a tatile gidiyor. Otelden çıkış yaparken Anna’nın bütün kredi kartları reddedildiğinden 62.000 dolarlık faturayı Rachel şirketinin kendisine verdiği kredi kartıyla ödemek zorunda kalıyor. Ardından Anna, Malibu’da rehabilitasyon merkezindeyken, Rachel polise Anna’nın yakalanması için yardımcı oluyor.

Yukarıda bahsi geçen olaylar yaşandığında gerçek Rachel Williams, Vanity Fair dergisinde fotoğraf editörü olarak çalışıyordu. Williams ile Sorokin ilk kez 2016’da tanışıp kısa sürede arkadaş oldu. Williams, 2018’de Vanity Fair’e yazdığı yazıda, “2016’nın geri kalanında Anna’yla iki üç hafta sonundan birinde görüştük” diye yazmıştı. Ancak 2017 yılında araları açıldı. Çünkü Marakeş’e yaptıkları bir gezi sonrası Sorokin, 60.000 dolarlık borcunu Williams’a ödememişti.

Williams, Vanity Fair’de “Tatil Anna’ın fikriydi” diye yazmış ve şöyle devam etmişti:

“Dünyanın en iyileri arasında sayılan beş yıldızlı tatil köyü La Mamounia’da kalmayı o istedi. Bu tercihin benim bütçemi aşacağını biliyordu ama uçak biletlerimi, otel masraflarını ve diğer harcamaları karşılamayı teklif etti.”

Williams, 1 yıllık gelirinden fazla olan 60.000 dolarlık ödemeyi yaptıktan sonra Sorokin parayı en kısa zamanda hesabına göndereceğini söyledi. Williams da arkadaşının sözünde duracağına inanıyordu. Ancak ödeme hiç gelmedi.

2019’da Williams’ın Sorokin’le yaşadıklarını anlattığı bir anı kitabı olan “My Friend Anna” (Arkadaşım Anna) yayımlandı. Williams, kitapta Sorokin’in Ekim 2017’de yakalanıp yargılanmasında önemli bir rol oynadığını belirtiyordu. İddia ettiğine göre, Sorokin, Eylül 2017’de daha küçük bir kabahatle yargılandığı davanın duruşmasına katılmayınca, New York polisi Williams’a ulaşmış ve yardım istemişti. Williams, “Benim görevim yeniden Anna’yla temas kurmak ve nerede olduğunu tespit etmekti” diye yazıyordu. Nihayetinde Sorokin’in Malibu’daki bir rehabilitasyon merkezi olan Passages’da kaldığını bulan Williams oldu.

Sorokin, 3 Ekim 2017’de Williams’la öğle yemeğinde buluşacağı düşüncesiyle Passages’dan çıkarken yakalandı. Sorokin gözaltına alındıktan sonra Williams arkadaşına bir mesaj göndererek “Nerede kaldın, iyi misin?” diye sordu. Kitabında kendi kendine neden böyle sahte bir mesaj yolladığını da sorgulayan Williams, “Yakalanmasında oynadığım rolü keşfedeceğinden mi korkuyordum? Kesinlikle. Ama tek sebep bu değildi. Anna’nın beni inandırdığı gibi, o da benim yalanıma inansın istiyordum” ifadelerini kullandı.

New York Magazine’e göre, Sorokin, Fas’ta olan bitenin kendi suçu olduğunu hiçbir zaman kabul etmedi. Ancak Williams’ın yaşadıkları konusunda biraz üzgün olduğunu söylemişti. 2018’de dergiye yaptığı açıklamada, “Olayların bu şekilde yaşanması beni çok üzdü, böyle olmasını istememiştim. Ama şu an olduğum yerde bu konuda yapabileceğim hiçbir şey yok” diyordu.

Diğer yandan Williams’ın hikayesinin televizyon hakları da başka bir kanal tarafından satın alındı. Halihazırda Lena Dunham olayları Williams’ın gözünden anlatacak olan dizinin senaryosunu yazıyor.

Sorokin’in pek de uslanmadığını hapisten çıktıktan sonra yaptığı açıklamalardan anlamak mümkün. Cezaevinden ayrıldıktan sadece birkaç saat sonra Twitter’a giren ve tanıtıcı metnine “Geri döndüm” yazan Sorokin’in ilk tweet’i dikkat çekiciydi: “Fortress Yatırım Grubu’ndan birilerine ses”leniyorum. Hafta sonuna kadar 720 milyon dolara ihtiyacım var. Bana DM gönderin.” Ardından Manhattan’ın merkezinde bulunan NoMad isimli lüks otele taşındı ve her gittiği yerde kendisini takip edecek bir kamera ekibi tuttu. O günlerde Insider’a verdiği röportajda, “Şu an yaptığım her şeyi kayda almakla meşgulüm, bunlarla ne yapacağımı sonra düşüneceğim. Hapisten daha iki gün önce çıktım. O yüzden şu an kozmetik alışverişi yapıyorum, bir de şartlı tahliye memurum izin verdiği anda gidip bir banka hesabı açacağım” diyordu. Birkaç hafta sonra ise Instagram’da yaptığı paylaşımda “Benim bütün olayım tutarlılık” diye konuşuyordu.

6211db49bf21440974dd4d8e.png

Patentinin sahibi olduğu ve Afrika için hayati öneme sahip bir parazit ilacının fiyatını 13,5 dolardan 750 dolara çıkarmasıyla “dünya genelinde en fazla nefret edilen insanlar” listelerine adını yazdıran Pharma Bro Martin Shkreli… 

ANNA DELVEY “PHARMA BRO” OLARAK TANINAN MARTIN SHKRELI İLE ARKADAŞ MIYDI?

Yapımda, Anna’nın arkadaşı Neff (gerçek hayatta Neffatari Davis), Anna’yla geçirdikleri olaylı bir akşamı anlatıyor. Neff, Culkin kardeşlerden biriyle (hangisi olduğuna emin değil) ve Pharma Bro olarak bilinen Martin Shkreli ile birlikte eğlendiklerini söylüyor.

Eski bir ilaç şirketi yöneticisi olan Shkreli, 2018 yılında yargılandığı yolsuzluk davası sonucu 7 yıl hapse mahkum edildi. Aynı zamanda 2015’te Wu Tang Clan’in nadir bulunan albümü “Once Upon a Time in Shaolin”i satın almasıyla tanınan Shkreli’den dizide “Wu Tang Clan’e saygısızlık eden adam” diye bahsediliyor.

Pressler’ın makalesinde gerçek Neff, Le Coucou’da yedikleri bir akşam yemeği esnasında Sorokin’in “sevgili dostu” Shkreli ile tanıştığını anlatıyordu. Shkreli ise 2018’de hapisteyken New York Magazine’e yaptığı açıklamada, Sorokin’in kendi şirketindeki yöneticilerden birinin arkadaşı olduğunu söylemişti. Birbirlerini sadece o gece gördüklerini ifade eden Skhreli, “Anna, herkesi tanıyan popüler bir kadın gibi görünüyordu. ABD’de herkes beni tanısa da onun yanında kendimi bir bilgisayar ineği gibi hissettim” diyordu.

Yemek sırasında Shkreli, Lil Wayne’in “Tha Carter V” albümünden sızan şarkıları Anna ve arkadaşlarına dinletti. Hatta Neff’in bununla ilgili bir tweet atması Sorokin’i kızdırdı. Neff, New York Magazine’e “Herkese dünyanın beklemekte olduğu albümü dinlediğimi söylemek istiyordum ama Anna epey kızdı. Belki üç gün masama bile uğramadı” diye konuşmuştu.

Shkreli, 2018’de hüküm giyince Lil Wayne albümünü, Picasso tablosunu ve Wu Tang Clan albümünü, yetkililere teslim etmek zorunda kaldı. Bu olaydan altı ay sonra Lil Wayne, 7 yıldır hazırlamakta olduğu albümü piyasaya sürdü.

6211db38bf21440974dd4d8c.png

ANNA DELVEY DURUŞMALARDA GİYDİĞİ GİYSİLER İÇİN ÖZEL BİR STİLİST TUTTU MU?

Dizide Anna duruşmalar öncesinde kaldığı otellerden birinin konsiyerji ve yakın arkadaşı olan Neff’ten kendisini “bir Alfa gibi gösterecek, ama aynı zamanda da genç ve şuh bir hava verecek” bir tarz bulmaya yardım etmesini istiyor. Neff de Natasha isimli bir arkadaşıyla Anna’yı telefonda buluşturuyor. 2018 yılında GQ dergisi, Sorokin’i gerçekte giydiren kişinin Courtney Love, Madonna, G-Easy gibi ünlülerin de stilisti olan Anastasia Walker olduğunu ortaya çıkardı.

Savunma avukatı Todd Spodek, GQ’ya gönderdiği e-postada, “Anna’nın mahkemeye uygun giyinmesi şarttı. Anna’nın tarzı işinin ve yaşamının itici gücüydü, karakterinin bir parçasıydı. Jürinin de o yanını görmesini istiyorum” sözleriyle bu kararın gerekçesini anlatıyordu.

Glamour dergisinin eski çalışanlarından olan Walker ise Elle dergisine yaptığı açıklamada, Sorokin’e telefonda danışmanlık yaptığını belirtmişti. “Fotoğraf gösterme şansım olmadı ama modayla ilgilenen insanların genel olarak yaptığı gibi, sergilemek istediği temalar üzerine konuştuk” demiş ve eklemişti: “Bazı zamansız parçalar seçtim. Zira günümüzde her şey kamuya açık ve mahkeme fotoğraflarının sonsuza kadar saklanma ihtimali söz konusu.”

Peki Walker, Sorokin’e yardımcı olmayı neden kabul etti? Bu soruya da “Ortak arkadaşımız Neff nedeniyle” diye yanıt veren Walker, “Birilerine yardımcı etmek beni hep mutlu eder. Yaptığım işi seviyorum. Eğer işe yarayacaksa ve becerebileceksem, neden olmasın?” demiş ve bu iş için para aldığını da doğrulamıştı.

Daha duruşmaların ilk gününde 8000 takipçiye ulaşan @annadelveycourtlooks isimli Instagram hesabı (dizide benzer bir hesap Neff tarafından açılıyor), mahkeme boyunca Sorokin’in giydiği her şeyin kaydını tuttu. Yoğun hayranlık içeren paylaşımlara bakılırsa Sorokin’in giysileri Miu Miu, Victoria Beckham, Saint Laurent gibi markaların etiketlerini taşıyordu. Spodek, 2018’de New York Times’a yaptığı açıklamada, müvekkilinin giysilerinin “gizli bir hayırsever aracılığıyla ödünç alındığını” söylemişti. Ama masrafları kimin karşıladığı henüz ortaya çıkmadı.

Hürriyet’ten Sevin Turan tarafından Independent’ta yayımlanan, “Who Is Anna Delvey? The True Story Of Fake Socialite Portrayed In Netflix’s Inventing Anna”, Time’da yayımlanan “The True Story Behind Netflix’s Inventing Anna” ve “Anna ‘Delvey’ Sorokin Almost Ruined My Life. Now She’s Being Rewarded for Her Crimes”, New York Times’da yayımlanan “Anna Sorokin on ‘Inventing Anna’ and Life After Rikers”, Insider’da yayımlanan “Erasing Anna: From ICE detention, Anna Delvey talks about her new Netflix show and life behind bars”, The Daily Beast’te yayımlanan “Netflix’s ‘Inventing Anna’ and the Cult of Anna Delvey Admirers, Including Julia Fox” ve Rolling Stone’da yayımlanan “How Anna Delvey Managed to Scam Her Way Into a $35,000 Charter Plane Ride” başlıklı haberlerden derlenmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*